ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI

Çocuklarda birçok davranış bozuklukları görülebilmektedir bunların belli başlıları şunlardır:

1)ÖFKE NÖBETLERİ

Daha çok 2 -4 yaşlarındaki çocuklarda görülmektedir. Huysuzluk krizleri olarak da adlandırılmaktadır. Bu yaşlardaki çocuklar dünyayı onların tüm ihtiyaçlarının anında karşılanmasını mümkün kılacak şekilde tasarlanması gereken bir yer olarak görürler. Eğer istediklerini elde edemezlerse bu onlar için bir felaket olur ve çığlık atabilir bağırabilir ve teselli edilemeyecek şekilde ağlayabilirler.

Neler yapılmalı?

Öfke nöbetlerinin bu yaş için çok normal olduğunu unutmamalıyız.

Ne iş yapıyorsak hiçbir şey olmamış gibi devam edelim.  Krize girdi diye çocuğa özel ilgi göstermeyelim.

Öfke krizlerinin hoşumuza gitmediğini hissettirelim.

Öfke krizi yaşamadığı zamanlarda ona ilgi ve sevgi gösterelim.

Çocuğumuza öfkelenmeye hakkı olduğunu ama bu yüzden fikrimizi değiştirmeyeceğimizi ve öfke nöbeti sona erdiğinde yanında olacağımızı söyleyelim. Öfkesine boyun eğip istedikleri her şeyi yaparsak öfke nöbetlerinin bir daha önünü alamayacağımızı bilmeliyiz.

2)İNATÇILIK

Çocuklarda 3-5 yaşları arasında anne baba ve kendileri için güç olan inatçılık dönemi başlamaktadır. Bu yaşa kadar kolay yönetilen çocuk baş kaldıran ters huysuz ve dayanılmaz biri olur. Herşeyi reddeder kendi bildiğini yapmak ister anne ile babasının isteklerine öfke ile karşı koymaktadır.

Ne yapmalı?

Alınacak en uygun tedbir çocuğu kendi haline bırakmaktır. Emir ve yasaklarla sürekli ve gereksiz yerde hareket serbestliği engellenmemelidir. Fakat bu kendi halinde bırakmak anlayışı her istediğini yapmasına göz yummak yani onun yetişkinlere ve otoriteye karşı çıkmasına izin vermek anlamına gelmemelidir. Her ailenin kendine ait bir düzeni kuralları vardır. Çocuk bu düzeni kuralları bunların önemini hissetmelidir.

3)PARMAK EMME

Çocuğumuzda uykulu yorgun veya sinirli olduğu zamanlarda parmak emme alışkanlığı varsa üzülmeye baskı kurmaya gerek yoktur yapılan araştırmalarla birlikte desteklenmektedir. Parmak emmenin sevgi ve şefkat eksikliğinden kaynaklandığı doğru değildir. Örneğin diş çıkartırken veya kardeş kıskançlığından parmak emebilirler. 6 yaşına kadar parmak emme normal sayılmalıdır. Bu yaştan sonra devam ettiğinde bir uzmana danışılmalıdır.

4)ALT ISLATMA

Gece altını ıslatma beş yaşından büyük çocuklarda uyku esnasında tekrarlayıcı nitelikte ve istem dışı idrar yapılması olarak tarif edilmektedir. Çocukların uygun yerlere kaka ve idrar yapma alışkanlığını kazanması için önce kaslarının ve sinirlerinin olgunlaşması gereklidir.  Sonra da zamanında doğru tuvalet eğitiminin verilmesi şarttır.  Çocuklar ancak 3 5 yaşlarına gelince idrarını gece gündüz kontrol edecek bedeni olgunluğa ulaşırlar.  Sebepleri; kıskançlık özellikle yeni bir kardeşin dünyaya gelmesi, otoriter eğitim ve sert anne baba tutumuna karşı direniş olarak, ilgisizlik sevgisizlik ve ihmal durumlarında ağır cezalar verildiği hallerde sinirli ve çocuğu korkutan davranışlara tepki olarak alt ıslatma ortaya çıkabilir.  Altını ıslatmaya devam eden çocukların en büyük ihtiyaçları yetişkinlerin bu konuda anlayışlı davranışlarıdır. 

5)KISKANÇLIK

Çocuğun kendisine yönelmesini beklediği sevginin bir başkasına yönelmesini beklediği sevginin bir başkasına yönelmesi karşısında duyduğu üzüntü, kıskançlıktan ileri gelir. Çocuk anne babasının sadece kendisinin olmasını ister. Çocuklarda kıskançlık anne baba ve kardeşlere yöneliktir.  Kıskançlığın temelinde çocuğun anne babasının yalnızca kendisini sevme arzusu yatar. 

Kıskançlığın Sebepleri

Küçük kardeşin dünyaya gelişı genellikle bir kıskançlık başlangıcıdır. Bir süre evin tek çocuğu olarak kalmış bulunan ilk çocukta kıskaçlık daha güçlü görünür. Kardeşler arasındaki farklı özellikleri kıyaslamalar kıskançlığı geliştırmektedir.

Ne yapmalı?

Kardeşin doğmasıyla birlikte ilgi ve dikkatin paylaşılma durumu yaşanılacak olan ortaklık ona eskisi kadar sevilmediğini yeni doğan kardeşinin kendine tercih edildiğini düşündürür.

Bebek doğuduğunda büyük çocuğa elinden geldiğince kardeşinin bakımına katılması sağlanmalıdır.

Anne ve baba ona olan sevginin azalmadığını onu eskisi gibi sevdiklerini ilgilendıklerinı göstermelidir.

Kardeşlere aynı hediyeyi almaktansa her yaşın ayrı hediyesi olduğunu büyüyünce küçüğe de aynı türden hediyeler almayacağını söylemek faydalıdır.

Bebeğe bir hediye geldiğinde büyük çocuğa da bır hediye verilmelidir. Büyük çocuğa gösterilen ilgi ve sevgi devam etmeli anne zamanının bir kısmını büyük çocuğa da ayırmalıdır. Çocuk anne ve babası tarafından sevildiğine inanırsa kıskançlık duygusunu yener.